mimOza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mimOza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Kasım 2012 Cumartesi

Yoksun

Yoksun ya

Taş, betondan dört duvar bu ev
Üşütüyor

Tez gel...

30 Eylül 2012 Pazar

İstanbul I

 


Boğaziçi köprüsünden geçerken martıların gökyüzünde sergiledikleri ibretlik tabloyu hayranlıkla seyredaldığımız o anda radyoda Ömer Karaoğlu'nun "kuşlar" ezgisi çalmasıdır İSTANBUL

29 Temmuz 2012 Pazar

Bir Ay




Gül kurusu yağmurumuza son bir ay kala

...

Vaktin hızlı temposuna ayak uyduran kalbimin ritmini dinlemek için
Bir köşeye çekiliyorum müsaadenle

Biraz heyecanlandım da...

6 Haziran 2012 Çarşamba

Mimoza

onun adı artık mimoza
artık daha sessiz, artık daha sakin



[...]
işte sevdiğim hayat bu benim
 
kavurucu sıcağın ensemi serinletebileceğine karar vermiş iken
sonuna kadar açtığım kapı ve pencerelerden yağmurun dökülmesi
böylesi bir geceye ne müthiş bir finaldir?

ve aydınlığa doğru yol alacağı saatlerde
tek beklemek zorunda olduğum şey
gözlerimi kapatıp gözlerindeki parıltıyı görmek olunca...
anlamını kelimelere dökemediğin heyecanını aydınlığa kavuşturma çabalarımın dakikalar alması...
dakikaların saatler oluşu

işte sevdiğim hayat bu benim

tek kelimeyle uykuya rest çekişim
ve saatlerin
sevdiceğim
adı sen oluşu


yağmur diner
ve dudaklarıma eskilerden bir şarkı düşer
''söyle yağmur söyle değmeden yüreğime....''

[...]

24 Şubat 2012 Cuma

İlkbahar Mektubum



Bu, sana 'ilkbahar' mektubumdur...


Saklandığı yerden güneşin seni hafif hafif ısıtmaya başladığı,
Bir çay bahçesinde... çay ve gazete keyfini, ilgini tamamen kendisine hasretmeni isteyen bir varlık sebebiyle erteleyeceğin,
Sahil gezmelerinde yine en çok sevdiğin ezgileri ve marşları sanki milyonların içinde bulunmanın coşkusuyla semaya vuracağının habercisi olan günlerde yazdığımdır...

Genellikle yeni başlangıçlar ilkbahara atfedilir. Oysa unutulmamalıdırki ilkbaharda açacak çiçeklerin tohumları sonbaharda gelişir. Bu sebeple sonbahar, en güzel başlangıçların adıdır aynı zamanda.
Ben zaten en çok sonbaharı severdim... Ellerim sonbahar serinliğinde, gözlerim de hep sonbahar bakardı. Ve en rahat uykularımı sonbahar havasını içime çekerek uyumuşumdur.

Sen, sonbahar tormurcuğumun ilkbahar çiçeği...
Muhabbetini seyre dalarken sakince aka duran göl misali olan gönlümü, ani kahkalarının onu şelaleler cennetine çevirmesi kadar...
İlkbaharı da çok seviyorum artık...!


Dünyamı dünyana açan gözlerini hiç indirme, olur mu?