7 Haziran 2012 Perşembe

Yeni Başlıyor



Hayatta neyin, ne zaman biteceği, kendi kararları dahilinde olduğuna inanan insanlar, bitirmek istemedikleri şeyler için, herkes 'bitti' dese bile, 'hayır, bilakis yeni başlıyor' diyebilenlerdir. Tek istisnası aldığımız nefestir...

''Herşey asıl şimdi başlıyor!''



6 Haziran 2012 Çarşamba

Mimoza

onun adı artık mimoza
artık daha sessiz, artık daha sakin



[...]
işte sevdiğim hayat bu benim
 
kavurucu sıcağın ensemi serinletebileceğine karar vermiş iken
sonuna kadar açtığım kapı ve pencerelerden yağmurun dökülmesi
böylesi bir geceye ne müthiş bir finaldir?

ve aydınlığa doğru yol alacağı saatlerde
tek beklemek zorunda olduğum şey
gözlerimi kapatıp gözlerindeki parıltıyı görmek olunca...
anlamını kelimelere dökemediğin heyecanını aydınlığa kavuşturma çabalarımın dakikalar alması...
dakikaların saatler oluşu

işte sevdiğim hayat bu benim

tek kelimeyle uykuya rest çekişim
ve saatlerin
sevdiceğim
adı sen oluşu


yağmur diner
ve dudaklarıma eskilerden bir şarkı düşer
''söyle yağmur söyle değmeden yüreğime....''

[...]

14 Mart 2012 Çarşamba

Neticesiz Mücadele

Fert bazında yapılan mücadelelerin şahsî sorumluluk ve safımızı belli etme adına Allah katında karşlıksız kalacağı elbette düşünülemez. Fakat mücadelenin amaca ulaşabilmesi için bir topluluk olarak hareket edilmesi, birliğin ve buna bağlı olarak gücün sağlanması gerekir. Aksi takdirde mücadelemizden asla istediğimiz neticeyi alamayız. Nitekim Allah-u Teala İMAN EDENLERE hitaben ''aralarından iyiliği emredecek ve kötülüğü/ çirkinliği yasaklayacak bir TOPLULUK'' çıkartmalarını ve tefrikaya düşmemelerini emrediyor. Bir ferdin banka kapısına dayanarak, faiz ile muameleyi yasaklaması ne kadar sonuç verirse, ferdî olarak Dünya'da yaşanan zulümlerin son bulmasını istemesi de ancak o kadar sonuç verir... Her iki durumda da İslam'ın sınırlarını kendisine sınır, yükümlülüklerini de kendisine vazife etmiş bir topluluk olarak hareket edilmesi şarttır. Günümüzde bu topluluk şüphesiz siyasî güçtür. Muhterem Erbakan hocamızın sunmuş olduğu Millî Görüş reçetesinin elzemiyetini günden güne daha iyi kavrıyoruz...

Yaşanan olayları takip etmek üzere Suriye'de bulunan ve bir kaç gündür kendilerinden haber alınamayan Türk basın mensuplarımızın en kısa zamanda kurtulmalarını diliyor ve derin üzüntümüzü bu vesileyle belirtmek istiyoruz.

24 Şubat 2012 Cuma

İlkbahar Mektubum



Bu, sana 'ilkbahar' mektubumdur...


Saklandığı yerden güneşin seni hafif hafif ısıtmaya başladığı,
Bir çay bahçesinde... çay ve gazete keyfini, ilgini tamamen kendisine hasretmeni isteyen bir varlık sebebiyle erteleyeceğin,
Sahil gezmelerinde yine en çok sevdiğin ezgileri ve marşları sanki milyonların içinde bulunmanın coşkusuyla semaya vuracağının habercisi olan günlerde yazdığımdır...

Genellikle yeni başlangıçlar ilkbahara atfedilir. Oysa unutulmamalıdırki ilkbaharda açacak çiçeklerin tohumları sonbaharda gelişir. Bu sebeple sonbahar, en güzel başlangıçların adıdır aynı zamanda.
Ben zaten en çok sonbaharı severdim... Ellerim sonbahar serinliğinde, gözlerim de hep sonbahar bakardı. Ve en rahat uykularımı sonbahar havasını içime çekerek uyumuşumdur.

Sen, sonbahar tormurcuğumun ilkbahar çiçeği...
Muhabbetini seyre dalarken sakince aka duran göl misali olan gönlümü, ani kahkalarının onu şelaleler cennetine çevirmesi kadar...
İlkbaharı da çok seviyorum artık...!


Dünyamı dünyana açan gözlerini hiç indirme, olur mu?

23 Şubat 2012 Perşembe



Hayallerim, bir şehrin ıslak omuzlarında…
Bir "gel" diyebilsen, avuçlarına yağacak ruhum.
Dualarından bir cümle üfle gözlerime,
"Amin" de, sür bakışlarımı suretine.

Kadim Dolunay

4 Ocak 2012 Çarşamba

IV


Yüreğimin ikamet ettiği yerdeyim şimdi.

3 Kasım 2011 Perşembe

Hatırladım


Gece akla aniden bir şükür sebebi düşmesiyle kalkıp hiç üşenmeden çocuksu bir sevinçle secdeye kapanmak. Rahman'a karşı biraz nazlanmak belki...
''Sen kıyamazsın ki kuluna...''
Çoğu zaman ufacık bir işarettir o. Ne kadar kolaymış huzuru yakalayabilmek. Onu kaybetmek de bir o kadar kolay. Herşey zihinde bitermiş, Rahman'ın kurduğu ''iletişimin'' nasıl yorumlandığına göre değişirmiş aslında.
''Unutmuşum, hatırladım, affet Allah'ım...''