8 Aralık 2009 Salı

Sustum



 ''Bir elif miktarı uzayan acılara, dört elif miktarı sabretmek düşer...!''










Doğru söylemiş söyleyen! Sabretmek ve susmak...

O halde, ben de sustum.
Vurdukca dalgalar Üsküdar sahilinin kıyısına, emin ol, bir kalem oynacak!
Ve susacak İstanbul,
susacak Eminönü,
haykıracak Beyazıt!
Ben sustum, ama konuşacak her bir tuğlası bu şehrin. Hep aynı şeyi anlatacak... anlatacak birer birer; kafesine sığmayan içimde ki bu sese tercüman olacak...

Şimdi sustum. Kimse bilmiyor, çünkü sustum...Henüz kimseye söyleyemedim...

O ilk defa sustuğum yer varya -çok iyi bilirsin sen- işte orda bekliyorum şimdi.
Sessizliğime ortak olmak için, sen de gelir misin?

27 Kasım 2009 Cuma

Üşüyorum



Anne, gökyüzü hep böyle karanlık mıydı?

Bu soğuklar hep böyle üşütür müydü?

O hüzünlü yürek bakışlarını yere indirdikce,

Bu kalp hep böyle sızlar mıydı?

28 Ağustos 2008 Perşembe

Karanlığa Yolculuk


Karanlığa bir yolculuk...
Iki valiz bir çanta,
Birde kaderin kalin çizgisi alnında.
Umut yüklemiş sol cebine,
Kalbinin tam üstüne,
Her ritmik çarpışında
Umuttan bir parça
Hissetsin diye..

Karanlığa yolculuk bu;
Her dem bir nefer görebilmenin gizli umudu..
Nereye gideceğini kestirememişliğin şaşkınlığı
Ve omuzlarda uzun yolun daha başında isimsiz yorgunluğu...

23 Ağustos 2008 Cumartesi

Bekliyorum II


Hâlâ..

Yüreğimin ikamet ettiği yere ayak seslerimi bekliyorum...!

Bu gelen o mu?

21 Ağustos 2008 Perşembe

Anlamak isteyenlere...


Alice (bkz. Alice Harikalar Diyarında) "Hangi yoldan gideyim?" deyince, tavşan ona ibretlik bir cevap verir:

"Kişi nereye gittiğini bilmiyorsa, hangi yoldan gittiğinin bir önemi yok..."

Gittiği yeri biliyorsa, ne yöne gideceğini çok iyi bilir ve önüne hedefine götürecek bir çok yol birden açılır. Ve gitmek istediği yere mutlaka varır. Uzun sürer, kısa sürer; kimi yol kestirmeden ulaştırır kimisi hayli vaktini alır. Ama sonunda varacağı yer, gitmek istediği yer olacaktır..!

Asla gidilen yol değil gidilen yer önemlidir. Hedefe götüren her yol, istikamet üzere oldukça doğrudur.
Yol araçtır, varılacak yer amaçtır.
Araca değil amaca bakılır.

Dünya "araçlarının" süsüne aldanıpta asıl ulaşmak istediği hedeflerinden sapanlardan değil de, her daim "amaca" endeksli olanlardan olabilmek dileğiyle...

17 Ağustos 2008 Pazar

Hicret Mevsimindeyim


Hicret mevsimindeyim...


Umutları yüklenmiş

Elinde yol biletiyle

Yüreğin git- gel çağrıları arasında

Hicret mevsimindeyim...


Sağanak sağanak yağmur damlacıkların döküldüğü

Toprak kokusunun sardığı günlerde

Sığamıyorum artık buralara...


Tek satırlık göç mektupları yazdığımdan beri...

Artık zarf kapatıldı

Pul yapıştırıldı

Sığamıyorum artık...

Hicret mevsimindeyim...


Dört mevsimin dışında,

Takvimlerin haricinde,

Ne yaz ne kış,

Baharların ötesinde,

Hicret mevsimindeyim...